Futurly - 51, bilim teknoloji, dijitalleşme ve fütürizmle ilgili her hafta 5 haber
8086 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

İngilizce internetteki hâkimiyetini kaybediyor! (mu?)…

Image result for digital babel"

Tarih boyunca insanların neden aynı değil de farklı diller konuştuğu merak edilmiş. Sebep olarak da en çok Babil Kulesi efsanesi anlatılmış. Hikâyeye göre Nuh'un oğulları Büyük Tufan'dan sonra Sinar’da  (Sümer) yerleşmiş, orada bir şehir kurmak ve göklere yükselen, cennete ulaşan bir kule yapmak istemişler. Tanrı kendisine ulaşmaya çalışan insanların hadsizliğine ve kendini beğenmişliğine çok kızmış, o zamana kadar aynı dili konuşmakta olan insanların dillerini karıştırarak hepsini dünyaya saçmış. Birbirlerini anlamalarını engellemiş. İnsanlar iletişim kuramaz hale gelmişler. Bu öykü dini ve kadim kaynaklarda sıklıkla insanın kusurluluğunu, tanrının kusursuzluğu ile kıyaslamak ve dünyadaki yüzlerce dilin kökenini açıklamak amacıyla kullanılır.  
 
Ünlü efsanenin modern hayata uyarlamasında ise özellikle YouTube ve Netflix’in dünya çapında kurduğu Dijital Babil sayesinde İngilizce neredeyse dünyanın ortak dili haline gelmişti. Oysa insanlar kendi dillerinde, öz kültürlerine uygun, kendilerine has örf, adet ve gelenekleri, yaşam biçimini, konularını yansıtan filmler ve eğlence programları görmek istiyor. Bunu içerik üreticileri de fark etmiş olmalılar ki 2020'de ilk defa, webin yarısından fazlası İngilizce olmayan dillerde içerikle dolacak. Yeni 10 yılda yerelleştirilmiş içerik miktarında çarpıcı bir artış göreceğiz. Hele bir de online, akıllı, anında tercüme servis ve araçları iyice yayılırsa İngilizce her alanda hakimiyetini kaybedecek gibi görünüyor…
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın.


Dünyanın Teknoloji Başkenti zenginleştikçe zenginleşiyor!..



Silikon Vadisi olarak bilinen bölge ve çevresindeki beş kıyı kenti, San Francisco, San Jose, Seattle, San Diego ve Boston hem teknolojik hem ekonomik, hem de akademik vb. açılardan tüm ekosistemi ile bir bütün olarak rekabet edilemez ve kopyalanamaz derecede büyüdü ve zenginleşti. Bu bölgede konuşlanarak dünyayı dönüştüren teknolojileri yaratan devasa şirketler ile onları besleyen yatırımcı habitatı, ar-ge merkezleri ve startup’lar 2005-2017 arasında bölgenin değerini o kadar yükseltti ki inovasyon endüstrisinde müthiş zenginler türedi. Bölge bir anlamda dünyanın “teknoloji başkenti” rolünü üstlendi. Tıpkı “Altına Hücum, Vahşi Batı” dönemlerindekine benzer bir cazibe merkezine dönüştü. Yoğun bir akıma, rekabete ve büyümeye maruz kaldı. Beraberinde tabii ki her türlü trafik, transportasyon, iş/ev/mekan kıtlığı, maliyetlerde artış, gürültü vb. gibi zorlayıcı koşullar da yarattı. Hatta, geçtiğimiz yıl yaptıkları büyük, yıllık toplantılarında Mark Zuckerberg "Facebook’u bu bölgede büyütmelerinin artık zor olduğunu genişlemek için yeni yer ve çözümler aradıklarını" açıkladı.
 
Bu gidişat son yıllarda “Silikon Vadisi artık tıkandı, o model eskidi” vb. gibi bir algının yayılmasına sebep olsa ve bölge birkaç yıl durulsa da gerçek pek öyle değil. Yapılan araştırmalar Silikon Vadisinin tam aksine her zamankinden daha fazla büyüme ve zenginleşme eğiliminde olduğunu, en zenginlerin, en yüksek ücretli çalışanların, en çok yatırımın, en yaratıcı beyinlerin ve parlak yeteneklerin hala mıknatıs gibi o bölgeye doğru aktığını gösteriyor. Brookings Enstitüsü'nün ve yayınlanan rapora göre bu bölge yarattığı teknolojiler, çalışan başına sağlanan en yüksek araştırma -geliştirme harcamaları ve STEM’le direkt ilintili 13 sektörle birlikte, ilaç, havacılık, silah sanayisi gibi alanlarda da baskın ve o sektörleri de şekillendirir hale geldi.
 
Şimdilerde Amerika, her geçen gün önlenemez şekilde güçlenen bu yenilik merkezlerinin ülkenin tamamında nasıl yaygınlaştırılabileceğinin derdine düşmüş durumda. Bu bölge ve oradaki şirketlerin, insanların, yeni nesil teknoloji odaklı gençlerin aşırı zenginleşmesi ve kalıcı egemenlik kurma ihtimali otoriteleri, özellikle klasik numaralarla güçlerine güç katmaya alışmış yaşlı kapitalistleri fazlası ile rahatsız etmeye başlamış görünüyor.
 
Beklentiler teknolojinin iş ve sosyal hayatı daha da demokratikleştireceği, internet ve mobil cihazlarla her yerde yenilikçi çalışmalar yapılabileceği, dolayısı ile yeni iş olanakları yaratacağı şeklinde idi. Oysa olaylar pek öyle gelişmedi.  İleri teknoloji şirketleri, yine ileri teknoloji bilgisine ve yeteneğine sahip üstün profillerle işbirliğini tercih ettiler veya öyle yapmak zorunda kaldılar. Bu da yatırımcıların ve diğer kaynakların o bölgede, o alanlarda daha da yoğun kümelenmesine neden oldu. Tüm bunlar, yani yeni nesil şirket ve iş kollarının çok güçlü olması, teknoloji şirketlerinin dünyadaki pek çok devletten çok daha büyük bütçeleri, en önemlisi de "dataya-veriye" sahip olmaları ve yönetmeleri, ABD hükümetinin bu sektörlere müdahalesini, manipülatif hamleler yapmasını hayli zorlaştırdı. Bildiğiniz gibi Çin hükümeti bunu çok daha kontrolcü, baskıcı, katı sansürler uygulayarak, millileştirerek çözmeye çalışıyor. 
 
Kısacası, elli yıl önce, altyapı inşa etmek bir bölgenin istihdam ve gelir artışını teşvik edebiliyor, büyütebiliyor ve siyasiler toplumları bu yollarla etkileyebiliyor iken; günümüzde ekonominin o şekilde yönlendirilmesi, özellikle teknoloji yeteneğinin az olduğu yerlerde yeni işlerin, çalışma olanaklarının sıfırdan inşası artık imkansız. Eski doğrularla yeni çözümler üretilemeyeceğini anlayan siyasetçiler ve devlet yöneticileri ve her dönüşüm döneminde ortaya çıkan dinozor profiller büyük panik içine girdiler. Şimdi harıl harıl, önceden saçma buldukları ve inanmadıkları “Ar-Ge Merkezleri kurmak, eğitim bursları, kursları, inovasyon merkezleri açmak, küçük işletmelerin finansmana ulaşmasını sağlamak, bu alanlar için yeni nesil vergi teşvikleri yaratmak vb.” gibi önlemleri almaya giriştiler.  Ancak sanırız geç kaldılar çünkü "Blockchain ve Kripto Paralar" dönemi başladı... Bundan sonrasını zapt ve tahmin etmek zor...
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın.


Uber'in suç raporu alarm veriyor!..

Image result for sex crime uber"

Geçen yıl ABD'de üç bin kişiden fazla insan, Uber yolculuğu sırasında cinsel saldırıya maruz kaldıklarını (rıza dışı dokunma, öpme ve tecavüz) bildirmiş ki bu, günde ortalama sekiz kişi demek. İlaveten, Uber’le ilgili kazalarda 58 kişinin öldüğü, dokuz kişinin de cinayete kurban gittiği açıklanmıştı. 2018’de Uber’e bildirilen cinsel saldırı sayısı bir yıl öncesine göre yüzde 4 artmasına rağmen, Uber yolculuk sayısı da geçen yıla nazaran daha fazla arttığı için (1,3 milyar sefer yapılmış) cinsel saldırı vakaları yüzdesel olarak %16 düşmüş görünüyor. Yani sayı reel olarak artıyor, ancak yüzdesel olarak düşüyor.
 
Uber avukatları ise cinsel şiddetin toplumda çoğu insanın düşündüğünden çok daha yaygın olduğunu, bu tür olumsuzlukları önlemek için yeni özellikler uygulamaya kararlı olduklarını belirtiyorlar. Kriminoloji uzmanları da şiddetle ilgili verilerin, özellikle de cinsel şiddetin aslında toplum genelinde endişe verici seviyelerde olduğunu ve maalesef sürekli arttığını, ayrıca kurbanların çoğunun kanuni yaptırım uygulanması konusunda çekingen, korkak davrandıklarını anlatıyorlar. Bu da bize polise yansıtılan, resmi kanallarda rapor edilen, mahkemelik olan vaka sayısının gerçekleşenlerden çok daha düşük ve yanıltıcı olduğunu söylüyor. Bu nedenle Uber yetkilileri, uygulamada bildirilen tecavüz olaylarının sadece yüzde 37'sine polisin müdahil olduğunu; Bunun da Uber’le ilgili kriminal rakamların ulusal suç istatistiklerine kıyasla daha yüksek görünmesine neden olduğunu ifade ediyorlar. Ve ısrarla “buna rağmen biz üstümüze düşeni yapacak ve önlemek için en keskin şekilde yeni kural ve uygulamaları devreye alacağız” açıklıyorlar.  
 
Araştırmalarda ortaya çıkan ve hepimizi ilgilendiren bir diğer önemli detay da cinsel şiddete karışan sürücülerin tam zamanlı Uber’le çalışanlardan ziyade arada sırada, yarı zamanlı Uber şoförlüğü yapanlarda daha yüksek olması. Uzmanlar bunu da insanların işlerini kaybetmekten korktuklarında suç işlemeye daha az eğilimli olmasına bağlıyorlar ki bu daha da ürkütücü…
 
Demek ki ceza korkusu, suç işleme korkusu yaratıyor. O halde ne yapmalı? Suçlara biçilen cezalar çok yükseltilmeli ki bu tür insanlık dışı davranışlara meyilli olanlar, saldırıyı, tacizi, şiddeti; bırakın uygulamayı, akıllarına dahi getiremesinler.
 
Uber gibi hayatı kolaylaştıran uygulamaları yasaklamaya, önlemeye değil, her tür suçu yok edecek, insanlık onurunu koruyacak etik, ahlak, adalet devrimlerine, eğitimlerine odaklanalım…
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın.


YouTube’un en çok para kazananları çocuklar!..
 


Bu yıl Forbes’ın en çok para kazanan YouTuber’lar listesini çocuklar göğüsledi. Oyuncak yorumları yapan 8 yaşındaki Ryan Kaji’nin YouTube sayfası 2019 yılında 26 milyon dolar kazandırdı. Liste reklamlar, sponsorluklar, mal satışları ve diğer yollardan elde edilen kazançları vergi öncesi gelirler göz önüne alınarak hazırlanıyor. Ryan listedeki tek çocuk değil. Başka çocuklar da var, örneğin listenin üçüncü sırasında da beş yaşında serebral palsi hastası Rus Anastasia Radzinskaya yer alıyor.  Anastasia’nın kanalında küçük kızın babası ile çocukça oyunları, gezileri, dansları yer alıyor. En ilgi çekenlerden biri 786 milyona yakın izlenme sayısı ile bu video.
 
Birden bire milyoner çocukların türemesinin sebebi, YouTube’da çocuk odaklı içeriklere ilginin müthiş yüksek olması ki bu da çok normal, çünkü geçmişte de sinemanın ilk gelişim ve popülerlik kazanma dönemlerinde çocuk yıldızlar meşhur ve zengin oluyorlardı. Yapılan araştırmalara göre Amerika’da 11 yaşın altındaki çocukları olan ebeveynlerin %81'i çocuklarının YouTube video izlemesine izin veriyor ve yüzde 34'ünün çocukları düzenli olarak YouTube’da video izliyorlar. Artık yeni nesil eğlence, oyun, öğrenme platformu YouTube olduğuna göre, şimdinin çocuk yıldızları da YouTube’dan çıkacak doğal olarak… Evinizde bir star yaşıyor olabilir!..
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın.


Rusya kendi ulusal ağlarını, egemen internetini test etmeye başladı!



Tam detaylar ve hangi aşamaya geldiği henüz iyice belirginleşmese de Rusya, uluslararası WEB'e alternatif olacak ulusal bir internet ağını test etmeye başladı. Sebep “vatandaşlara, daha esnek, daha kolay, daha ucuz ve güvenli hizmet sunmak” olarak açıklansa da temel çıkış noktasının geleceğin en büyük tehditlerinden biri olan siber savaşlara karşı önlem olduğunu tahmin etmek zor değil. İnternet, ülkelere ve vatandaşlarına pek çok kolaylık sağlamanın yanı sıra, siyasi otorite tarafından halkı kontrol etmek, sansür ve yönlendirmek amaçlı da kullanılabildiği için Çin, Rusya gibi ülkelerde kendi, ulusal sanal alt yapısına sahip olmak milli meseleler açısından kritik önem taşıyor.
 
Bu konularda özellikle Çin gibi bazı ülkeler, uzun süredir kişi ve kurumların hangi web sitelerine, uygulamalara ve hizmetlere erişilebileceğini kontrol ediyor, sıkı sansürler uyguluyordu. Şimdi bu kervana Rusya da katıldı ve Başkan Putin, ulusal internet alt yapısı için gerekli imzaları çoktan attı, hatta testler başladı. Tamamen savunma amaçlı bir hamle olarak açıklanan bu gelişmenin Rusya’nın kendisini dünyaya kapatma niyeti” olarak yorumlanmaması gerektiği ısrarla belirtiliyor. Projenin başındakiler “Tek amacımız küresel kesintiler ya da Global ağda kopukluklar olursa işlerimizin, hayatımızın aksamaması için kendi ulusal, egemen internet bağlantımıza sahip olabilmek” şeklinde açıklamalar yapıyorlar. Bu amaçlar her ülke için anlaşılabilir olsa da sistemin tam olarak nasıl gelişeceğine, nasıl hem ulusal hem Global internet kullanılabileceğine dair kafalarda hala pek çok soru ve belirsizlik var. Bakalım zaman ne gösterecek, siber savaşlar ve siber duvarlar nasıl şekillenecek?..
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın.

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın