Clubhouse nedir, kurucuları, ilk deneyimler, markalar ne diyor?..
18358 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Clubhouse nedir, kurucuları, ilk deneyimler, markalar ne diyor?..


Paul Davison ve Rohan Seth'in kurduğu Alpha Exploration'ın ürünü “sesli sohbet platformu”.
2021 Ocak özellikle son hafta, hatta Ocak ayının son 2-3 günü “koşun koşun, üye olmayanı dövüyorlar” çılgınlığı ile ve ancak ve ancak birinin davetiyle girilebilen yeni sosyal medya platformu. Şu anda sadece iOS, App Store’dan indiriliyor. Adroid’ciler FOMO’dan kıvranarak Google Play’de de kendilerine de açılmasını bekliyorlar.
 
Clubhouse 2020 Mart’da başladı. 9 çalışanı var. Sadece 1500 kullanıcısı varken Ocak 2021’de 1 milyar dolar yatırım alıp Unicorn oldu ve dikkatleri çekti. Şimdilik sadece iPhone’larda çalışıyor. Daha başlar başlamaz haftalık 2 milyon kullanıcıya erişti (tabii ki sayıları çok hızla, artacak, o belli). Internet sitesi ise şu kadarcık. Eleman arıyorlar, haberiniz olsun
 
ClubHouse kurucuları
Burada, blog’larında tanışma ve kuruluş öykülerini, amaçlarını, bundan sonra yapmak istediklerini anlatıyorlar. Henüz birkaç yazıları var. Belli ki yenilikleri oradan duyuracaklar, takip etmek lazım.
 
Fikir, Rohan’ın kızının genetik hastalığına çare ararken doğmuş olabilir…
 
Paul Davison (@pdavison) / Twitter                                    Rohan Seth (@rohanseth) / Twitter
 
   
 
Her ikisi de Silikon Vadisi’nden, Stanford’dan. Rohan Bilgisayar Mühendisi, Hint asıllı. Okulu bitirince Google’da çalışmaya başlamış, okurken master yapmış, 5 yıl sonra Google’dan ayrılıp kendi şirketlerini, uygulamalarını geliştirmeye başlamış. 2018’de kızı Lydia, ileride çeşitli sakatlıklara neden olacak ciddi bir genetik bozuklukla doğunca Lydian Accelerator — Save Lydia inisiyatifini kurarak, kızına ve bu hastalıktan muzdarip milyonlarca çocuğa yardımcı olacak genetik araştırmalar için fon toplayan, kar amacı gütmeyen bir oluşum başlatmış.
 


Bence Clubhouse fikrinin ortaya çıkışıyla, bu öykünün çok ilgisi var. Muhtemelen kızı için sosyal medya gruplarında, Whatsapp’da vb. yardım, uzman, deneyim ararken böyle pratik bir uygulama ihtiyacı duyunca kolları sıvadılar. Zaten ortağı Paul’de blog’daki yazıda bundan biraz bahsediyor. Umarım minik Lydia ve tüm hasta, derman, çare bekleyen bebekler, insanlar için dünya daha iyi şeyler yapabilir🙏🏻
 
Diğer kurucu ortak Paul Davison da Stanford’dan. Endüstri mühendisi, master’ını da orada yapmış. Önce Bain’da sonra Google’da çalışmış, Pinterest tarafından satın alınan lokasyon bazlı bir uygulama geliştirip, Pinterest’e geçmiş. Oradan da önemli kripto para alım-satım platformlarından CoinList’e ortak olmuş. Hala da ortak. Daha sonra da 2020’de Rohan’la, Clubhouse’ı çıkaran Alpha Exploration’u kurmuşlar.
 

Elon Musk da Clubhouse'da sohbet açtı!..


Elon Musk’da 31 Ocak 2021 Pazartesi akşamı Los Angeles saati ile 22:00 de (Türkiye’de 1 Şubat Pazartesi sabah 09:00) Clubhouse’da olacağım diye Tweet atınca henüz geliştirme aşamasında olan portal iyice ivme kazandı. Heres "kesin kitlenir, çöker" zannetti, sadece odalara giriş çıkışlar biraz zorlandı o kadar. 
 
Bütün dünya Musk'ı dinlemek için resmen saldırdı. Ama 5K kapasiteli odaya girmek mümkün olmadı. Ben de Elon Musk’ın odasına giremeyenlerin toplandığı Barış Özcan’ın odasına takıldım. O arada da YouTube’da sohbetin kaydını yayınlayanlara kulak kabarttım. Bir söyleşi şeklinde idi. Clubhouse topluluk kurallarına aykırı olsa da herkes telefonlarla kayıt aldı ve "Musk ne anlattı, ne söyledi?" özetleri ve yorumlar anında internete düştü. Dünya bir saate kalmadan en ince ayrıntısına kadar “Elon Musk Clubhouse’da ne anlattı?” özetleriyle doldu. Buralara göz atabilirsiniz;  Elon Musk on ClubHouse [Full Interview] - YouTube ve Elon Musk's First Clubhouse Session Involved Cryptocurrencies | IE
 
Bu arada bir şüphem var; Musk CoinList’in yatırımcılarından da acaba ondan mı Clubhouse’a da el verdi?... Fikri olan var mı?
 

Clubhouse kullanımı hakkında bazı temel bilgiler;
 
Not: Rakamlar ilk girdiğim anlardan. Her an değişiyor. 

- Clubhouse'a App Store’dan davet edilip, giriyor, profilinizi oluşturup, 1-2 bilginizi yazıyor, birkaç tercih yapıyor (ilgi alanlarınız, ne tip sohbetlere katılmak istiyorsunuz vb.), sohbetleri dinlemeye ya da kendiniz oda açıp konşmaya süper kolay başlıyorsunuz. 

- Bu yazıyı yazarken Clubhouse Davetiyeleri 75 Liradan Karaborsada Satılıyor haberi bile çıkmıştı. Gerçekten insanların bana da bulaşsın diye yeni bir dijital salgına saldırısı inanılır gibi değil! Tam bir FOMO atağı… 

- Davet ile giriyor, çok pratik bir şekilde dahil oluyorsunuz.  Sonra siz başkalarını, onlar sizi takip etmeye başlıyor. İletişimde olmak istemediklerinizi bloklayabiliyorsunuz. Ben şimdiden 3 kişiyi blokladım. Daha da var aklımda bloklamam gerekenler, onları da ilk fırsatta yapacağım. 

- Bu arada odalarda eğer troll varsa ya da bir olay oluyorsa onu da anında kişinin resmi üzerine basarak raporlayabiliyorsunuz.  

- Sadece konuşup, dinleyebiliyorsunuz. Yazı, ek, link, görsel vb. paylaşımı yok. Sohbetleri, ya sizin açtığınız odalarda ya da başkalarının “herkese açık” başlattığı, sizin de katıldığınız odalarda yapabiliyorsunuz.

- "Twiitter’ın seslisi, Zoom'dan ne farkı var ki" vb. dense de şu anda benzer özelliklerin olduğu platformlardan oldukça farklı. Her şeyden önce aşırı kolay, pratik ve detaysız. Daha da önemlisi "yeni!". İlk katılanlara "erken keşfetmiş, kullanmış olma hazzı, ayrıcalıklı olma şişkinliği" veriyor. Sonradan katılacaklara da "bensiz olmazdı, buradayım ve mekanın sahibi geldi" duygusu yaşatacak bir heyecanlandırıcı... Alışılagelmiş sosyal medya kullanımları dışında farklı bir deneyim, merak alanı... O yüzden de hızla yükseliyor...


- Bu arada ortalıkta Twitter ve Instagram’ın da kendilerine benzer özellikleri ekleyeceklerine dair epey dedikodu, açıklama dolaşıyor. 

- Kişilerin yalnızca fotoğraflarının olduğu, aynı anda konuşsalar bile seslerin son derece net duyulduğu çoklu telefon görüşmesi gibi bir şey. Ekranda son derece yalın bir tasarım, sade, basit ve statik bir görsellik ile profil fotoğrafınız var. Görüntü kirliliğinden arınmış bir uygulama olduğu kesin. 

- Uygulamadan çıkmadan, aynı anda diğer sosyal ağlara, Whatsapp’a bakıp, paylaşım yapıp, mesaj atabiliyorsunuz ki ben bunu çok beğendim.

- Herhangi bir yazılı mesaj, link, görsel vb. gönderme özelliği yok. Ancak bu özellikler de gelebilir diye konuşuluyor. Örneğin sohbet sırasında konuşmacılar bolca kitap, web sitesi, link vb. tavsiye ediyor ve bunları göndermek gerekiyor, ama bu şu anda bu yapılamıyor.  Eklenebilir diye düşünüyorum. 

- Saat limiti yok. Odanıza nöbetçi modaratör koyarsanız daima açık kalabilir. Aksi takdirde moderatör odayı kapattığı anda tüm konuşulanlar uçup gidiyor. 

Aynı anda, max. 5000 kişi aynı odada olabiliyor. Bu, diğer platformlara göre dezavantaj. Markalar bu kadar kişi için yatırım yapmaz, odalara sponsor olmaz vb. diyenler var.

- Sohbet odasında konuşmak için moderetaör olmanız, moderatörün sizi de konuşmaya davet etmesi  gerekiyor.

Odaların herkese açılması gerekmiyor. Kapalı, sosyal (sadece takip ettiklerinizle), herkese açık yapabiliyorsunuz. İlaveten, herkes o odada neler konuşulduğunu anlasın diye odanıza bir başlık-konu da yazmanız lazım.

İleriki tarihlerdeki etkinlikler için oda açıp, duyurup, kendi takviminize alabiliyorsunuz.

- Girer girmez sohbet odalarını gezmeye başlıyorsunuz. Üst tarafta sohbeti açanlar, moderatörler, konuşmacılar, sohbet edenler; alt tarafta da sessizce onları dinleyenler var. Sadece moderatörler konuşabiliyor, el kaldırıp söz isteyebiliyorsunuz ya da onlar sizi davet edebiliyorlar. Bu davetlere katılabiliyor, nazikçe reddedebiliyor ya da bir müddet katılıp ayrılabiliyorsunuz. 

- Her aşamada sessizce odadan çıkma butonu da var. Moderatör de  sizi çıkarabiliyor.

- Kayıt almak yasak. Ekran kaydı vb. yapmaya kalkarsanız "hesabını kapatırız!" diye uyarı çıkıyor. Ancak başka bir telefonla vb. kayıt alınması da engellenmez tabii. Bu arada Barış Özcan kendi odasındaki bir sohbette söyledi, o da Clubhouse’da çalışan birinden duymuş, kayıt özelliği de gelecekmiş.

- Çok fazla kişiyi takip edersen; “bir müddet dur, yeni kişi takip etme hakkını doldurdun” diye mesaj çıkıyor.
 
Deneyim özetim, neler, neden, nasıl oluyor, ben neler yaşadım?
 
- Her şeyden önce, hem meraktan hem de Pandemi nedeniyle yapacak başka şey olmamasından dolayı herhalde... Clubhouse'a daldığınızda ciddi saatler, hatırı sayılır bir mesai harcıyorsunuz.

İnsanların bir soba, masa, sofra etrafında toplanıp, hikâyeler dinlediği, anlattığı sohbet ortamlarına özlemin karşılığı olduğunu pek çok odada duydum. İnsanların konuşmaya doyamama, birlikte fikir yürütme, gülme hatta tarışma ve dinleme hallerini görünce, karşılıklı ve engelsiz etkileşimin gücüne bir kez daha şapka çıkarıyorsunuz.

- Clubhouse'ın insanlara; konuşma ve dinleme becerilerini geliştirme, aynı anda birden fazla profili, kişiliği gözlemleme, anlama, analiz etme, hissetme vb. gibi yetkinliklerin gelişimi konusunda çok yardımcı olacağına inanıyorum. 


- Girenin çıkması zor oluyor. Sık sık “Vallahi daha yeni girdim ama bir türlü çıkamıyorum, bağımlısı oldum. Bir çukura düşmüş gibiyim. Karadelik misali bir şey bu. Uykularım mahvoldu, gecem gündüzüme karıştı” laflarını çokça duyuyorsunuz.

- Odalarda dünyanın farklı saat dilimlerinden insanlara da sıklıkla rastlıyorsunuz. Kimi günaydın, kimi iyi akşamlar, kimi de öğlen yemeğimi yiyorum modunda oluyor. 


- O odadan, bu odaya derken, bakıyorsunuz saatler geçmiş.  İşimiz icabı. “neymiş bu uygulama, bir öğrenelim bakalım” diye Sevgili Kına Demirel’le bir T-İnsan odası açarak girdik. Sonrasında öyle ilgimi çeken kişiler ve konulara denk geldim ki sohbetleri.uzun uzun ben de dinledim, deneyimledim. Sonunda bu yazıyı yazsam iyi olacak dedim. Çünkü halen çok sınırlı bir kitlenin erişimi var. 



- Bu arada sohbetlere genellikle makyaj yapıp giderdim, bunda ise odaya makyaj silip “ohh rahat rahat, nasıl görünüyorum diye düşünmeden katılacağım” diyerek girdim. 

- Clubhouse lansmanının pandemi sırasına ve evlerde kapalı kalınan bir döneme denk gelmiş olması belli ki insanların aşırı ilgisinde çok etkili. Ortalık serbestleşince, platform kalabalıklaşınca aynı ilgi sürer mi? Ya da mesai saatlerinde çalışan insanlar ne yapacak vb. pek çok soru geliyor akla. Bakalım onları da zamanla göreceğiz. 

- Mevcut sosyal medya platformlarının, haber kanallarının ve çok takip edilen profillerin, algoritmalar nedeniyle aynı gündemler etrafında dönüp durmasının verdiği bıkkınlık ve tekrara düşme halinin; bu adeta “saldırırcasına Clubhouse’a koşuşta” etkisi büyük gibi duruyor.

- Yazmak, okumak epey emek istiyor ve kalıcı. Ayrıca bir yerde sabit durmayı, sadece onunla ilgilenmeyi gerektiriyor. Konuşmak, sesli iletişim ise daha kolay, uçucu ve mobil yapılabiliyor. Yazmaktan yorulmuş olmanın, yazmaya-okumaya üşenmenin de bu mecraya hızlı ilginin nedenlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Zaten epeydir "sesli iletişimin, sesli komutların, aramaların vb." yükselmesi bekleniyordu, şimdi o döneme de girdik anlaşılan. Arama motorlarına yeni işler çıkıyor. Yapay zekanın artık sesleri de hemen tanımasını, analiz etmesini isteyeceğiz:)


-  Odalarda konuşanların çoğu orijinal, sahici, bireylerin kendi ağızlarından, doğal hikâyeler, kitlesel manipülasyona dönük olmayan haberler, duymaya, haber almaya ve reklamlarla boğuşmadan bir şey izlemeye, dinlemeye olan özlemini dile getiriyor.

- İnsanlar meraktan gelmiş. İşimize yarar mı, yeni mecra bilmek, bulunmak lazım. Dışarıda kalmayayım, ben ilklerden olayım hissi, yani 2012’de ilk yazanlardan olduğum FOMO hâkim. 

- Aklınıza gelebilecek hatta gelemeyecek her konuda (hele yurt dışı gruplarda) oda var.

Benim denk geldiklerim çok sakin, nazik, kaliteli ve gerçekten epey şey öğrendiğim ve çok ama çok fazla değerli, ilginç insanı fark ettiğim, takibe aldığım sohbetlerdi. İçtenlikle keyif aldığımı söylemeliyim.

- Dinlediğim insanlarda müthiş bir dolmuşluk, birikmişlik, içten, samimi, sohbet, bir araya gelme, anlatma, kendini açma, ve başkalarının deneyimlerini dinleme özlemi, ve acayip bir yeni şeyler öğrenme, bilgili kişileri dinleme merakı var.

- Nasa’da, Tesla’dan, Silikon Vadisinden, Dubai’den vb. müthiş donanımlı, çoğu da teknoloji alanlarından, epeyce Türk’ün olduğu kişilerin konuştuğu odalarda çok sıkı bilgiler dinleyebiliyorsunuz. Ben en çok Lucid Dream konusuna takıldım kaldım. Araştıracağım. 

- En çok bahsedilen şeylerden biri “biz bu kişileri ancak ve ancak seminer, konferans vb. de yakalarsak dinleyebiliyorduk, burada kanlı canlı, üstelik de sahici kimlikleriyle  dinleyebilmek ve hatta onlarla sohbet edebilmek çok büyük fırsat” idi. Aslında bu kelamları sosyal medya ilk çıktığında da duyuyorduk. Şimdi iyice yaklaşıldı, sınırlar kalktı...

- Özellikle bu tip odalarda daha senior olanlar gençlere çok sevgi, saygı ve şefkatle yaklaşıyorlar. Onları konuşturuyorlar, cesaretlendiriyorlar. Kat’iyen ben abiyim, ablayım, ya da cool’um diye kasmıyorlar. Buna bayıldım.

Bazı kişisel deneyim paylaşma, özel konulu odalarda, yaşama dair konuşmalarda toplu terapi seansında ne oluyorsa birebir o oluyor. Çok etkilenip, duygusal boşalma ile ağlayanlara bile rastladım. Dinleyiciler arasında da mutlaka psikiyatrlar, doktorlar, uzmanlar oluyor. İçtenlikle yardım etmeye çalışıyorlar Herkes çok şefkatli, nazik ve anlayışlı davranıyor.

-
Ancak, bana denk gelmedi ama bazı odalarda da müthiş sert, çirkin kavgalar çıkmış. Eh ne de olsa hayatın yansıması…

Geyik sohbetler, lafın savurduğu yere giden konuşmalara rastladım. Çoğunda da ünlüler, sosyal medya fenmenleri vb. vardı. Baya samimi konuşuyor, geyik, gırgır, şamata yapıyorlardı, hatta saatlerce. Çünkü girdiğimde, 6 saattir buradayız vb. diyorlardı.

Instagram’daki, Mücbir Sebepler’in matikli tayfası tam kadro Clubhouse’da idi hafta sonu. Hatta 24:00'den sonra Instagram'da program devam ederken, aynı anda Clubhouse dinliyorlar gibi duruyorlardı:) Akşam, sabaha karşı kaçta açarsanız açın, oradalar gibi bir hisse kapılıyorsunuz. 

- Marjinal konuların, sex’in ve diğer “ayıp” sayılan şeylerin konuşulduğu odalar da varmış. Ben rastlamadım. Muhtemelen onlar kapalı odalar içinde oluyordur. Tıpkı yaşam gibi.

- Erken aşama kullanıcıları genellikle kentli, iyi eğitimli, dünya vatandaşı, görmüş geçirmiş, meslek-beceri sahibi, 20+, 30-40-45-50 ağırlıklı kurumsal profesyonel ya da girişimci, rafine işer yapan, elitist, yaratıcı, tasarımcı, sanatçı, influencer, reklamcı, pazarlamacı, iletişimci, hali hazırda diğer sosyal medya platformlarını da öncü-aktif kullanan profiller gibi duruyor.

- Android’e ve tam olarak herkese açılınca neler olacağını, bu seçkin, sakin ve kontrol edilebilir ortamın neye döneceğini merak ediyor. Devlet, sansür, etik kurallar vb. konusundaki gelişmeler için fikirler yürütülüyor.

- Katıldığım sohbetlerde bolca kişisel gelişim için yapılanlar, şehir-ülke-yaşam değiştirenler, kilo alanlar-kilo verenler/boşananlar-ayrılanlar ya da yeni ilişkiye başlayanlar-evlenenler dinledim. En çok da şu sözü duydum “Pandemide kendimle tanıştım”.

- Bana denk gelmedi ama siyasiler de çabucak keşfetmişler. Hatta bir odada Davutoğlu soruları yanıtlıyordu diyenler oldu. Onlar için de seçmenlerle yeni bir iletişim kapısı. Samimiyet pazarlaması için önemli bir mecra tabii. 

- Amerika'da da Oprah gibi celebrity'ler de Harlem'in en ücra köşesindekiler de çok hızlı bir şekilde adapte olmmuşlar. Bu bilgi de Amerika'dan bağlanan Türklerden geldi. 

- En son topluca özet yaparsam; insan şu duygulara kapılıyor; Aslında çok farklı görünsek de ne kadar aynıyız. İnsan gerçekten sosyal bir varlık. Ne kadar sınırlanırsa sınırlansın daima etkileşimin bir yolunu buluyor, birbirini özlüyor.
 
Markalar, firmalar açısından neler konuşuluyor?
 

- Henüz çok erken dense de Lipton Happy Hour yapıp, 3500 kişi ile buluştu bile.

Genele açılınca markalar daha fazla ilgi gösterecek ve eninde sonunda içeriklerini, projelerini geliştirerek Clubgouse’da da yer alacaktır deniyor.

Bunun için Clubhouse’ın para kazanma, ölçümleme, reklam modellerini, raporlama platformlarını vb. geliştirmesi gerekiyor. Herkes merakla bunu bekliyor.

- Paralı aboneliğe geçebileceği konuşuluyor.

- Focus gruplar, özel müşteri, bayi, çalışan grupları oluşturmak için kullanılabileceği görülüyor.  Ki bu trend şu raporda da vardı zaten.

- “Markalar bu patforma da çökmesin” lütfen. “Bari bizi burada baş başa bırakınlar” temennisi epey yüksek.

- Olsa da "influencer kullanımına, ünlülerle sohbete vb." çok uygun bir mecra olacağa benziyor. 


- Din, siyaset, politika, dernekler  vb. hem iyiliklerin daha hızlı yayılması hem de tartışmalarının yapılacağı açık-kapalı grupların devlet ve üst otoriteler tarafından nasıl kontrol edileceği, istihbarat bilgisi verilip verilmeyeceği vb. en hararetli konuşma konuları arasında.

Marka ya da kişi haklarına saldırı, hakaret, karalama, itibar suikastı vb. nasıl engellenecek sorusu kafaları kurcalıyor.

1 Milyonu geçince Türkiye’de temsilci bulunduracaklar mı sorusu da hemen akla gelenlerden.

Şimdilik durum bu merkezde. Hep beraber yeni bir mecranın doğuşunu ve gelişimini izleyeceğiz. Belki de batışını, ama her iki ihtimal için de daha ortam çok bulanık, yeni. 

Sanırım, en azından yakın gelecekte herkes Clubhouse nedir ya deneyimleyecek ya da denemiş kadar bilecek...

Hoş geldin Clubhouse🖐🏻

 



******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

1 Yorum

Teşekkürler 09.02.2021
Uygulamayı bende meraktan indirdim ama iş saatinden dolayı kullanmak zor Ama uzun uzun yazdıklarınız ile çok daha bilgi sahibi oldum, kaleminize sağlık Kardeşime davet gönderdiğimde ıphone u olmadığı için kullanamadı söylediğiniz gibi yakında onlarda kullanmaya başlar Sevgiler Ebru

Bir Cevap Yazın