Neden Yapay Zeka ve Robotlar Çoğunlukla Kadın?
5673 görüntüleme
Bu içeriği paylaşabilirsiniz >
Facebook
Twitter
Linkedin
Google+
Pinterest

Neden Yapay Zeka ve Robotlar Çoğunlukla Kadın? 



Apple’ın Siri’si, Amazon’un Echo’su (Alexa) ve Microsoft’un Cortana’sı. Bunlara “fembot” deniyor.
 
Fem, feminenden geliyor. Feminen, ruhen ve/veya bedenen daha çok kadına benzeyen kişileri tanımlıyor. Ve bu “bot” ların tamamı kadın sesine, ismine sahip oldukları için onlar da fembot oluyor!..

 
Bot nedir?
 
Bot, son zamanlara kadar daha çok bilişim, teknoloji dünyasında yaygın olarak kullanılsa da hızla yaygınlaşan yeniçağ tanımlamalarından biri. Çek dilinde “zorla çalıştırılan işçi, köle” anlamına gelen “robota” kelimesinden türeyen “robot” kelimesinin kısaltılmışı.
 
Bot’lar aslında akıllı ajan yazılımlarının Internet üzerindeki versiyonlarına verilen ad. İnternetin ve arama motorlarının iyice yaygınlaşmasıyla gelişen akıllı ajan yazılımları. Bunlar bot denilen yeni bir tür olarak örümcek/ağ yazılımlar ve özel amaçlı tarayıcı yazılımları şeklinde ortaya çıktılar.
 
Aslında gelişmiş yazılımlar olan bot’lar doğal olarak gerçek dünyadaki robotların davranışlarını sergileyemediklerinden onları fiziksel dünyadaki, çoğunlukla da insan formundaki robotlardan ayırmak için ajanlık yapan sanal internet robotu anlamına gelen “bot” deniyor.   
 
Bot’larla iletişim text, ses ve/veya görüntü ile kuruluyor. Ticari, veri madenciliği, e-posta, oyun, kamusal, haber grubu, sohbet, alışveriş, hisse senedi, yazılım vb. gibi, hedeflenen bilgi türüne göre adlandırılan pek çok bot türü var. Bu türlerin hemen hepsi, aslında, otonom bilgi ajanları / arabirimleri olarak ve özellikle Internet üzerinde faaliyet göstermek üzere tasarlanmış ve geliştirilmiş yazılımlar.
 
Yapay zekâya yaygın geçişin ön gösterimi, akıl çelen şeyler bunlar…
 
Bot’lara yapay zekâ öncesi geçiş ya da ilkel yapay zekâ dönemi de deniyor. Bir süredir sosyal medya kanallarında da özellikle Facebook’da “mesajlaşma” uygulamalarında giderek artan randa kullanılıyorlar ki bunlara “chat bot” deniyor. Çok önemli ve yeni bir pazarlama/satış aracı olarak süratle sahalara çıkıyorlar.
 
Hani size, örneğin Facebook’da, Google’da ruj ararken anında gelen “o ruja uygun şu dudak kalemi, bu allık ve bu far da var” diye mesaj geliyor ya işte bunu yapanlar chat bot’lar. Google ya da Facebook, sizin kozmetik aradığınızı o datayı satın almış reklam verene “falanca ruj arıyor” diye bildiriyor. “Birisi kozmetik malzemesi ararsa hemen haberim olsun” diyen ve botlarını (akıllı ajan yazılımlarını) sisteme gömmüş olan kozmetik şirketi de hemen size en tatlı bir text, ses ya da görsel içerikle önerilerini sıralıyor…
 
Ve tabii ki chat bot’ların kullanılabileceği alanlar sınırsız. Hızla adapte olan sektörler finans, teknoloji, otomotiv, inşaat, eğlence, gastronomi, güzellik, sağlık, e-ticaret platformları vb. Internetteki ya da sosyal medyadaki hareketlerimizi ürün ve hizmet üreticilerine ihbar edip, bize sürekli rakip markaların ya da farklı, ilave satış opsiyonlarının yolunu açan, ha bire aklımızı çelen yeni nesil, teknolojik, dijital pazarlama ve satış elemanları işte bu chat bot’lar…
 
Siri, Echo (Alexa) ve Cortana nedir ne işe yararlar?
 
Bunların üçü de tatlı, yumuşak kadın seslerine sahip kişisel asistanlar, “fembot” lar.
 
Siri ve Cortana gerçek kadınlar tarafından seslendirilirken, Amazon’un Echo’su bilgisayar tarafından türetilmiş kadın sesi kullanıyor. An itibari ile Siri ve Echo’un Türkçe desteği var. Cortana’nın henüz yok. 
 
Her üçü de sesli komut alabiliyor. İstediğiniz kişiyi arayıp, bağlıyor. Takviminize randevu alıyor, randevu gönderiyor. Email, not yazıyor, ses kaydediyor, soru soruyorsunuz, yanıtlarını arayıp, bulup getiriyor.  Hatırlatmalar yapıyor, müzik çalıyor, film seyrettiriyor, sipariş verebiliyor, matematiksel işlemler yapabiliyor, hava durumu, haber ve trafik sorgulayabiliyor, döviz kurunu öğrenip, yemek tarifi bilgileri veriyor.  Hatta ev ve ofislerimizdeki aletlerimizi çalıştırıp, kapatabiliyorlar. Ve giderek akıllanıp, bizi daha da iyi tanıyıp daha da çok sorumluluk almaya iş yapabilir hale gelmeye başlıyorlar… Ve tabii ki tam fonksiyonel olabilmeleri için internete bağlanmaları gerekiyor.
 
Daha yolun başındalar ancak çok yakın gelecekte akıllı cep telefonlarına bağımlılığımızın yerini bu tür kişisel asistanların alacağı şimdiden belli.
 
Peki genellikle robotların, botların, yapay zekânın (AI) sesi, görüntüsü, davranış kalıpları neden feminen, kadınsı?
 
Bu soru epeydir aklıma takılıp duruyor ve beni fazlasıyla rahatsız ediyor. İnsanlık, hala insan kadınlarla ilgili olumsuzlukları aşmak için cebelleşirken ve bir arpa boyu mesafe kat edememişken, asistan, hizmet robot ve bot dünyasının da kadınla özdeşleşerek ilerlemesinden son derece rahatsızım… Çünkü robot ve botların şu andaki kullanım alanları zaten direkt olarak kadınları çağrıştıran hizmet, itaat, yardımcılık vb. gerektiren alanlarda.
 
Bu konuda internette arama yaptığınızda henüz yeterli sayıda ve çok ciddi araştırmalara rastlamıyorsunuz. Daha çok uzmanların gözlem ve görüşleri ile karşılaşıyorsunuz.
 
“Robotların, botların, yapay zekânın (AI) sesi, görüntüsü, davranış kalıpları neden feminen, kadınlara özgü?” sorusuna yanıt ararken internetten bulabildiklerimi ve kendi düşüncelerimi aşağıda kısaca paylaşıyorum;
 

1- Bu teknolojilerin şu anda yaptığı işler normal hayatta da ağırlıklı olarak kadınlar tarafından yapılan işler olduğu için botlar, robotlar, AI söz konusu olduğunda da kadınlara atanan görevler haline dönüşüyorlar.

2- Teknoloji dünyasında erkeklerin baskın bir ağırlığı var. Doğal olarak robot, bot, yapay zekâyı geliştirenler de ezici bir çoğunlukla erkeklerden oluşuyor. Hali ile erkek egemen geliştiriciler, sosyal ve kültürel kodlamanın etkisi ile hizmetkâr, asistan bot, robot, cihaz tasarlar ve yaparken o işlere erkek atamak akıllarına gelmiyor-dur...

3- Akıllarına gelse de şirketlerinin yine çoğunluğu erkek olan yöneticileri kuşku ile yaklaşıp, mutlaka bir algı, piyasa, tercih araştırması yaptırıyorlardır. O araştırmalara katılanlara kadın ve erkek seçenekler sunduklarında ise yine toplumsal kodlar da aynı doğrultuda olduğu için tercihler kadından yana ağırlık kazanıyordur ve üreticiler, üstelik de “tüketici öyle istiyor, araştırmayla sabit” diyerek feminen ses ve görselliği tercih ediyor-dur…

4- Bir kadın olarak hiç hoşlanmasam da reklamlarda ve pazarlamada cinselliğin, kadın çekiciliğinin, güzelliğinin kullanılması demek olan “sex, meme satar kuralı, “social boobs, sosyal memeler” denen sosyal medya faktörü ile iyice yaygınlaştı ve kabullenildi. Yani alakalı, alakasız; bir şeye dikkat çekmek, o şeyi pazarlamak, kabullendirmek, baktırmak istiyorsan başta meme olmak üzere bir yerlere çıplak kadın vücudu unsuru  ya da itaatkar, duygusal, seksi kadın sesi yerleştir, tamamdır!..
 
Gelecek için bunlar tehlikeli gelişmeler…
 
Daha önceki yazılarımda kadın-erkek eşitliğinin toplumsal ve evrensel olarak refah, huzur açısından ne kadar gerekli ve önemli olduğunu anlatan sayısız istatistik, bilgi paylaşmıştım. Bu açıdan düşününce, Yukarıda ele aldığım fembot konusu ne yazık ki teknoloji aracılığı ile özellikle gençlerin bilinçaltlarında da kadının ikinci sınıf insan türü olduğu algısını, kabulünü iyice keskinleştirip, yerleştirecek. Bu ise gelecek için son derece tatsız ve tehlikeli gelişmelerin önünü açacak...
 
Sanıyorum yukarıdaki konuyu hepimiz algıladık. Gelecek için yaratmakta olduğu risklerin en azından şu anda, bu yazı ile farkına vardık.
 
O halde yükselen “fembot” tehlikesine karşı neler yapılmalı, yapılabilir?
 
Değişim, dönüşüm gerçekleştirmek; hele de neredeyse kültürel, sosyal tüm kodlara, iliklere kadar işlemiş yerleşik tutum, davranış kalıplarının, inanç, töre, alışkanlık, adet vb.nin değişmesi en zor şey. O yüzden bu tür olgularla mücadelenin de alışılmışın dışında, cesur, bozguncu, şaşırtan, paylaşımcı, eşitlikçi ve devrimci ataklarla yapılması, yılmadan sürdürülmesi, ısrarcı olunması gerekiyor.
 
Mesela;
 

- Üretici ve geliştiriciler cesaretle, ters köşe yaparak ses ve görsel olarak erkek robot ve botları hizmet, servis, asistanlık işlerinde kullanmaya başlayabilirler.
 

 - Doğal olarak tüketiciler, kullanıcılar alışkanlıkları nedeniyle ilk etapta olumsuz tepki verebilir ve tercihlerini kadınsı hizmet verenlere dönüştürmek isteyebilirler.
 

 - O yüzden kafalardaki kadınsı işlere, hizmet kabullerine dair kalıpları kırmak isteyen firmalar satış düşüşü, finansal risk, pazar payı kaybını önlemek üzere şeffaf, samimi, geniş kapsamlı iletişim çalışmaları yapmalılar. Bu çalışmalarda topluma, gençlere açık açık neden bu yolu tercih ettiklerini anlatmalı, kadın-erkek eşitliğine vurgu yapıp, özendirmeli, onları da bu harekete katılmaya çağırmalılar.
 

- Bu tür, kitlesel etki yaratma kabiliyeti olan alanlarda çalışan, üreten sektörler kontrol edilmeli, tıpkı “anti-damping/haksız rekabet* ve tekelciliği** önleme” yasalarına benzer düzenlemelerle “kadın-erkek” eşitliğini sağlayacak şekilde uygulamalara zorlanabilirler.

Erkek tekeli, erkek korumacılığı, bro muhabbeti...

Çünkü, aslında hayatımızın içindeki pek çok uygulama, alışkanlık ve “böyle gelmiş böyle gider” teslimiyeti yüzünden her türlü sosyal, ticari alanda ezici bir “erkek tekeli, erkek korumacılığı, bro muhabbeti” hâkim.  Ve bu neticede tüm ticari, endüstriyel alanlarında hem kadınlara karşı haksız rekabete sebep oluyor hem de tüm ekonomiyi, toplumsal dokuyu olumsuz etkiliyor. Gelişimi kökten engelliyor.
  
O halde, konuyu yüzeysel ve cinsler arası güç kavgasından, “ana-kadın” odaklı romantik, soft platformlardan çıkarıp, doğrudan makro ekonomik ve toplumsal refaha etki eden stratejik bir konu olarak ele almayı öneriyorum.
 
Madem ekonomiye, ülkenin refah ve huzuruna dönük büyük tehditler üst otoriteler tarafından anti-damping, haksız rekabet ve tekelciliğe karşı kanunlarla önleniyor, düzenleyici kurallarla öğretiliyor ve uygulattırılıyor, bu konuyu da öyle ele alalım!..
 
O zaman “anti-feminen, kadın-erkek eşitsizliğine karşı” vb. “zor oyunu bozar” kuralını biraz da bu alanlar için kullanalım ve organik insanlarda tam anlamı ile yapamıyoruz, bari “insansılarda” başaralım ve onlarda, kadınlara atfedilen tüm hizmetkârlık rollerine erkeksileri koşalım…
 
Nasıl? Ne dersiniz?
 
Başlatalım mı bir hareket?
 
- Kadın bot’lara hayır!
- Hizmet robotları erkek; insanların erkek ve kadınları eşit olsun!
 
Hadi yazın bize, bekliyoruz bu konudaki fikirlerinizi…  

 

* Anti damping / Haksız rekabet; bir ülkede iç pazarlarda bulunan malların, ihracat pazarlarında çok daha ucuza satılmasına engel olmak amacıyla yönetimin ithal mallar, üzerinde yapmış olduğu kısıtlamalar, uyguladığı ekstra vergilerdir.
 
** Tekelcilik; bir mal veya hizmetin tek bir kişi veya kuruluş tarafından üretilmesi ve ihtiyaç sahiplerinin bu kişi veya kuruluşun sunduğu mal veya hizmetlere muhtaç durumda olmasıdır. Bu nedenle tekelcilik ülkeler tarafından önlenmeye çalışılır, bu doğrultuda ağır yasal düzenlemeler yapılır. Tekelleşme önlenmeye çalışılır.

BW Türkiye Dergisi sayfalarından okumak için aşağıdakilere tııklayınız.

      

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter, Instagram ve Facebook dan takip edebilirsiniz.



 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın