Güzelliğimi teknolojiye borçluyum!..
10092 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Güzelliğimi teknolojiye borçluyum!..



Güzellik dünyanın en büyük endüstrilerinden biri. Ameliyatsız, medikal estetik denilen kısım hariç, saç-cilt bakımını, makyajı, kokuyu-parfümü içine alan küresel güzellik ve kişisel bakım pazarı 2020 yılında 472 milyar dolara ulaşmış durumda.
 
2026 yılına kadar da 560 milyar seviyesine çıkması bekleniyor. Businesswire ve Forbes’da yer alan pazar analizlerine göre güzellik ve kişisel bakım pazarının 2025 yılına kadar da 800 milyar dolara ulaşması hatta aşması bekleniyor. Pazarda en büyük pay %20 ile Amerika’nın. Onu %13’le Çin ve %8’le Japonya izliyor.
 
Dikkatinizi çekmek isterim bu rakamlara kişisel güzellik cihazları, son yıllarda patlama yaşanan ameliyatsız estetik de diyebileceğimiz medikal müdahaleler ya da welness’la ilgili alanlar dâhil değil.  Onları da eklesek insanların güzelleşmek ve iyi hissetmek için harcadıkları, harcamaya hazır oldukları paraların küresel büyüklüğünün trilyon dolarlara ulaşacağını ve devasa bir büyüklükten bahsediyor olmamız gerektiğini kolayca anlayabiliriz. 

Çirkin insan yoktur, filtre kullanamayan insan vardır!

 

- Tabii ki yukarıda özetlediğim müthiş büyüklükleri mümkün kılan en önemli faktörlerden biri genetik, nano ve dijital teknolojilerdeki çığır açan buluşlar sayesinde cilde, yüze, vücuda, saçlara yapılabilen müdahaleler.
 
- İnsanların bitmek, doymak bilmez güzelleşme, farklılaşma, göz kamaştırma, iyi ve/veya genç görünme arzuları ve sosyal medyanın bu istekleri daha da kışkırtan aşırı görselleşmiş yapısı
 

Neler değişti?

Önceki yıllarda estetik müdahaleler, yoğun kozmetik kullanımı, profesyonel, detaylı, yoğun kişisel bakım uygulamaları ancak işi görsellikle ilgili olanlar, sanatçılar, modeller, medya mensupları, vb. için geçerli olabilecek şekilde pahalı ve zor erişilebilir durumdaydı.
 
Ve neredeyse sadece kadınları ilgilendirirdi… Erkekler için basit krem, sabun, koku, şampuan, vb. dışında bir şey üretmeye çabalanmazdı dahi. Oysa şimdi bu sektörü, hala ön planda ve yoğunlukla kadınlar domine etse de artık güzellik alanında erkeklerin de ciddi oranda ilgisi ve etkisi söz konusu.
 
Çünkü teknoloji sayesinde cihazlar, uygulamalar ve malzemeler ucuzladı. Üstelik müthiş çeşitlendi, kullanımları basitleşti ve kolay erişilebilir hale geldi. Ayrıca güzellik anlayışı da değişti. Ve tüm bunlar güzelleşmenin seçkinlerin, zenginlerin, kadınların hegemonyasından kurtularak demokratikleşmesini ve güzelleşme olanaklarına geniş halk kitlelerinin, her kesimden, cinsten insanın ulaşmasını sağladı.
 
İlaveten; malzeme ve medikal müdahale ile güzelleşemeyenler içinse akıllı telefonların ve görsel teknolojilerin sağladığı filtreler tüm engelleri sonuna kadar yıktı. ‘’Çirkin insan yoktur, filtre kullanamayan insan vardır!” özdeyişi durumu en iyi özetleyen espri olarak özellikle gençler arasında büyük taraftar buldu. Her yanımız güzel, şahane, pırıl pırıl ışıldayan, yaşlanmayan ve bir de giderek birbirine benzeyen güzel insanlarla doldu.
 
Kısacası bu yüzyılda dünya, güzelliğini anasına, babasına, yaşına, cinsiyetine, genlerine değil; teknolojiye borçlu yepyeni bir nesille tanıştı…


 

Güzellik işlerinde bundan sonra neler var?
 

- Kişisel cihazlarda patlama yaşanacak. insanların bir salona, merkeze, uzmana gitmeksizin kendi kendilerine kullanabilecekleri saç, cilt, analizleri yapan; uygun yöntemi, malzemeyi belirleyen hatta gönderen ya da uygulayan, içinde bol bol da yapay zeka barındıran akıllı, becerikli cihazlar aşırı çoğalacak ve yaygınlaşacak.
 
- Ruj, göz farı, fondöten, saç modeli vb. denemek tarihe karışacak. Mobil telefonlara bu tür kullanım alanları için sıra dışı özellikler ve minik aparatlar eklenecek. İnsanlar kendilerine uygun görsel tercihleri akıllı, mobil cihazlarla saniyeler içinde yapacak, yapay zekâdan harika öneriler alacaklar. Herkesin stilisti, imaj danışmanı avucundaki telefonunda yani avucunun içinde olacak. 

- Gelecek 10-20 yılda sürdürülebilirlik ilkeleri, çevreci dekarbonizasyon kuralları gereği katı şampuan, krem, jöle, sabun, vb. gibi susuz kozmetik ürünleri ve tamamen doğaya karışabilen ambalajlar ile refill (yeniden doldurulabilen) içerikler sektör standardı haline gelecek.


Bu yazı Posta Gazetesi için yazılmıştır.  Yazının linki buradadır.

Orijinal yazıyı büyüterek okumak için aşağıdaki kupüre tıklayınız.

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın