Gelecekte ofisler ve çalışma ortamları
4521 görüntüleme

HT Kariyer için yanıtladığım soruların tamamını, ilave videoarla aşağıda paylaşıyorum. Haberin yayınlandığı bir link

Ofis; İş yapılan yer

Uzmanlar önümüzdeki 20 yıl gibi kısa bir gelecek içerisinde ofis ve iş yeri anlayışlarının ve ofis  şeklinin
tamamen değişeceğini öngörüyor. Neler düşünüyorsunuz bu konuda?

Sizce geleceğin ofisleri nasıl olacak?

Ofis, etimolojik olarak Latince  officium  (görev, resmi vazife), opificium (iş yapmak, çalışmak),  opus (iş)  +  facere  (yapmak)  gibi kelimelerden  türemiş.  Ofis  kelimesinin  anlamını,  iş yapılan yer diye özetleyebiliriz.

Gelecekte nasıl yerler  olabileceğine bakarken  ofislerin Endüstri Devrimi sonrası ve o çağın ihtiyaç ve gelişmeleriyle başladığını hatırlamak lazım.  Aslında, 18-19. yy da bankacılık, tren yolları, sigorta, perakende vb gibi yeni iş alanlarının gelişmesiyle bugünkü modellerin ilk örnekleri, ofis binaları vb. oluşmuş.

  

Roma - Bizans  döneminde  ise  tapınakların  bazı  odalarına,  kütüphanelerin bazı bölümlerine ofis denirmiş. Yani ofisler aslında çağın gerektirdiği iş  yapma ortamları. Çağ değiştikçe onlar da değişiyor. Asıl mesele ´iş yapmak´. Bunun için nasıl bir yer gerekiyorsa bugüne kadar ona ´ofis´ denmiş. Bu kah tapınak/kütüphane odası, kah plaza odası olmuş. 


Bundan sonrası için de aynı mantıkla bakarsak; “her yer ofis” olabilir dememiz abartılı olmaz.

Çünkü  2000’lerden  itibaren  internet  + GSM’in  hayatımıza  jet  hızıyla girmesi, yani mobil iletişim başladığından beri, aslında işimizi her yerden, her zaman, her şekilde, herkesle yapabilir hale geldik. Son 4-5 yıldır ise akıllı  telefon  ve tablet  bilgisayarların çok  hızla  yayılması “ofis” kavramını baştan aşağı sorgulatmaya başladı.

Şu anda bir geçiş döneminde olduğumuzu düşünüyorum, ancak geleceğin ofisleri kâğıtsız, çok sade, yalın,  mobilyaların  dahi  teknoloji ile bütünleştiği,  çevreci,  yeşil,  cam  ve  benzeri  materyallerin kullanımının arttığı yerler olacaktır diye hayal ediyorum. İçinde çok az sayıda sürekli-mesaili insan çalışan, birtakım insansı robotların resepsiyonda karşılama yaptığı ya da hizmetli olarak kullanıldığı ortamlara, 20 yıl içinde kendimizi mutlaka hazırlamalıyız.


Gelecekte ofisler  ya da  “ofis denen yerler” akıllı sistemlerle donanmış bugün “iş-dışı, iş için  uygun değil”  diye  kabul  ettiğimiz  pek  çok değişik  fonksiyonu  içeren  paylaşım,  buluşma  mekânları, “infotainment – Öğrenme/Eğlenme/Buluşma” noktaları olacak diye düşünüyorum. “Ofis” kavramının “infotainment merkezleri olarak aslında iş-güç birlikleri yapılan paylaşım alanları şeklinde
kullanılmasına, daha çok insan insana iletişimin, insani dokunuşun yaşandığı merkezler haline gelmesine pek fazla zaman kalmadı sanki…

Şimdi ofis olarak kabul etmediğimiz farklı mekânlar da gelecekte başka şeylerin yanında, aynı zamanda iş yapılan yerler haline dönüşecektir. Bunların tek tük örnekleri başladı zaten. Starbucks’ın 3. Mekan kavram ile yaydığı cafe-ofisler yepyeni bir çığır açmadı mı? Şimdi hangi cafe’ye gitsek görüyoruz ki neredeyse içeride çalışan insan sayısı kadar keyfe keder vakit geçiren var…

Yaşanacak değişikliklerin temel nedenleri neler olacak sizce?

Temel nedenler; teknolojik gelişmeler, daha akıllı bireylere dönüşmemiz, iş yapış modellerinin, mesleklerin değişmesi-dönüşmesi ve psikolojik ihtiyaçlarımız, mutluluk arayışlarımız. 

Teknoloji ile mekandan, zamandan bağımsız her türlü bilgiye, üstelik real-time/anında ulaşabilir hale geldikçe isteklerimiz, ihtiyaçlarımız değişiyor, çeşitleniyor. Internet aracılığı ile yapabileceğimiz işler için saatlerce trafikte, yollarda helak olarak bir ofise gidip, bir masaya oturmamız gerekmediğini bilmek ofis ve çalışma saatlerini fena halde sorgulatıyor. Özellikle gençler, meşhur Y jenerasyonu, haklı olarak “iş yapmak için niye o kadar verimsiz, hatta çevreye ve insana zararlı şey yapmak zorundayım ki?” diye sorguluyor…


İnsanlar artık robot gibi, gergin ortamlarda çalışmak istemiyor, bunu insanca bulmuyor. Pazar kazanmak derdi olmasa kat’iyen çalışmayacağını söyleyen insan sayısı hiç de azımsanacak gibi değil.

Yavaş yavaş “parayla saadet olmaz”, olmuyormuş dönemlerine, her önemli çağ geçişinde olduğu gibi insanın, mutluluğunun sorgulandığı zamanlara geri dönüyoruz.. Hippie’leri, çiçek çocuklarını ve sanayiden bilgi toplumuna geçişteki arayışı, dönüşümü hatırlayalım…

Ne gibi değişikliklerden bahsedebiliriz örneklendirebilir misiniz?

Mesela gencecik insanların bütün gün resepsiyonist olarak bir karşılama bankosunda, sekreter masasında oturmasına pek gerek kalmayacak. Asistan robotlar tüm bu fonksiyonları gerçekleştirecek.

Örneğin bu tip işlerde bizi önce insansı robotlar, sonra da holografik olanlar “hoşgeldiniz efendim, Ufuk Hanım sizi bekliyor” diye karşılayacak. Çünkü ziyaretçiyi üzerindeki chip’den zaten taa yoldayken izliyor olacak. Hatta ona yol tarif etmiş bile olabilir. Pardon ona değil ziyaretçinin arabasına… Çünkü gelecekte cihazlar da akıllanacak ve birbiriyle iletişecek. 

Bankanın bankosu ve onun ardında oturan insan da aynı durumda olacak. Bankaların verdikleri şubesiz, insansız bankacılık reklamları, müşterilerini sürekli olarak internet bankacılığına, mobil cihazlardan işlem yapmaya (nakitsiz ekonomi) yönlendirmesine bakılırsa 3-5 sene içinde bugünün bankacılarının çoğu için şimdiki ofisler gereksizleşecek.

Aynı şeyleri perakende mağazaları için de hayal etmek zor değil. E-ticaret geliştikçe, onca satış elemanına, ürünleri anlatmaya çalışan tezgahtar yerine konuşan duvarlar, tezgahlar, holografik asistanlar da bu işleri görebilecek.

Kısacası yakın zamanlarda akıllı sistemlerin ve robotik yardımcıların fabrikalardan sonra ofis işlerini de üstlenmeye başlaması ile klavyelere dokunarak, bir masa başında iş yapan insanlara gerek kalmayacak. 

Yani teknolojik gelişme, robot çağına geçiş; ofis gereksinimini azaltacak? 

Bütünüyle yok olmasını değil ama çok büyük ölçüde değişeceğini uzgörüyorum. 

Sizce bu değişim olumlu mu yoksa olumsuz mu iş yaşamı adına?



İkisi de…

Gelecek için hazırlık yapan ve “kendini, becerilerini” koşullar ne olursa olsun “değerli, güncel, taze ve talep görecek şekilde” konumlandıranlar, teknoloji ile bütünleştirerek geliştirenler için olumlu olacak. Çünkü bu tip iş insanları (ister ücretli, ister kontratlı olsun) ofis, mesai saati gibi gereksizleşen ve mutsuz eden, yoran koşullara katlanmak zorunda kalmayacak ve daha mutlu, özgür,
esnek, verimli çalışma, iş yapma, yaşama modellerine geçiş yapabilecekler. 

Ancak değişimi uzgöremeyip, hala mesai, sabit ücret, maaş, emeklilik, kariyer planı, terfi vb gibi modellere takılı kalanlar, teknolojiye adapte olamayıp, yenilenemeyenler içinse, eğer iş-çalışma ihtiyaç ve beklentileri varsa kesinlikle olumsuz olacak. Çünkü hiçbir iş ve meslek alıştıkları, bildikleri gibi kalmayacak. Onların yerini Rinsanlar (İnsansı Robot) alacak.

Çok uçuk şeyler hayal edebilir miyiz? Mesela 3D olarak her şeyin hallolması, iş seyahatlerinin ortadan tamamen kalkması, hiç bilgisayar olmaması, çeşitli görevlere android robotlar atanması vs…

Hiyerarşi anlamında da büyük değişiklikler yaşanması bekleniyor. Yatay yönetim, demokratik karar alınması gibi başlıklar konuşuluyor, ne düşünüyorsunuz? 

Sizce Türkiye bu tip ağır değişiklikleri doğru sindirip uyum sağlayabilecek durumda mı?

Yaşanacak değişimlere ayak uydurabilmek için bugünden itibaren neler yapılması gerekiyor? Mimari olarak da büyük bir değişimden bahsediliyor. Bugün bile bildiğimiz ofis anlayışının dışına çıkan bir çok ofis yapıldı… Kısa vadede yaşanacak daha küçük ne gibi adımlar olacak büyük değişime giderken? 

Geleceğin çalışanlarına neler tavsiye etmek  istersiniz? Bu durum farklı meslekler doğuracak ve bazı meslekleri de yok edebilecek mi?

Hiçbir şey ortadan kalkmaz, kalkmayacak ancak bazı şeyler azalacak, bazı şeyler de artacak. Sadece iş ve yaşam araçları ve yöntemler değişecek. Bunlara göre bir takım işler iş olmaktan çıkacak, meslekler dönüşecek, bazıları yok olacak. Elle, fiziksel güçle, dokunuşla yapılan işlerin çoğunu teknoloji halledecek, o işi yapanlar da danışmana dönüşecek. Mesela “eczacılar ilaç yapmayacak
ama ilaç ve insan/gen  bilgisine hakim olduğu için onunla ilgili bilgi/tavsiye verecek, sağlıklı yaşama rehberlik edecek. Doktor ameliyat yapmayacak (çoğunu robotlar yapacak), muayene etmeyecek ama hastasının teknolojik makinalardan çıkan verilerini değerlendirmeyi bildiği için önceki ve sonraki aşamalarında ona danışman olarak hizmet verecek” gibi…

Tüm bunlar yönetimsel, ilişkisel pek çok değişikliğe yol açacak. Türkiye’de tabii ki bunların içinde, bütünün parçası olarak gereklerini yapacak ve yaşayacak. Hatta önderlerden olacak diye umuyorum.

Türkiye’nin gelecek 10 yılı uzmanlar tarafından en parlak dönemlerden biri olarak değerlendiriliyor. Yaşanan ve yaşanacak değişikliklere ayak uydurabilmek, sonuçlarını yönetebilmek için her bir bireyin her şeyden önce “kendi kişisel gelişim ve değişim” planını yapması lazım. Olabilecekleri artık bugün çocuklar bile senaryo yarışmalarında, ödevlerinde şakır şakır anlatıyor. Mesele olacakları konuşmak irdelemekten öte geçmeli artık. Herkes “ben ne yapmalıyım?” sorusunu cesurca sorup, gereken hazırlıklar için çok ve sistemli çalışmalı. Tıpkı kurumlar gibi artık bireyler de kişisel danışmanlıklarla kendi geleceklerini planlamalı ve gelişim çalışmaları yapmalı.

Örneğin ben bu uzgörülerle 2006 da Türkiye’nin ilk “Gelecek Planlama” şirketini kurdum. Kendimi Kurumsal çalışmalarda “Fütürist İş Tasarımcısı ve Avatarı”, bireysel çalışmalarda “Bireysel Antrenör” olarak konumlandırdım. Ve kendimi daima teknolojik olarak güncelledim. Bunları yapmasa idim, sırf ODTÜ diplomam varmış, uzun yıllar IT sektöründe deneyim kazanmışım diye kimse bana iş vermez, iş yaptırmazdı. Kendime sadece o özellikler ile “gelir modeli”, iş yaratmam mümkün olmazdı. O özelliklere sahip, çok kişi var. Aradan sıyrılmak, farklılaşmak ve talep yaratmak için “T İnsan” olmak ve sürdürülebilir bir gelişim planında ilerlemek lazım. 

******************************** 

Gelecekte iş ve yaşam - Akıllı Camlar-1 - Video 

Gelecekte iş ve yaşam - Akıllı Camlar-2 - Video

Gelecekte iş ve yaşam - Microsoft´dan - Video 

Appe iPad sadece 1 yılda neleri değiştirdi? - Video

Facebook´un merkezi - çalışma ortamından görüntüler... 

Kriz, İstihdam ve Geleceğin Meslekleri, İş Modelleri, Çalışma Ortamları

Robotlar çalışacak işsizlik de bir iş olacak

2025´te ofisler böyle olacak

Gelecekte iş ve çalışma modelleri

Gelecekte zenginliğin alfabesi: ATCG

Geleceğin Meslekleri - TISK - İşveren Dergisi

Özgeçmiş Out! ÖZGELECEK In! 

1999 da çevrilmiş "Office Space" in parçalarını YouTube da seyredin...

Office Space  - Film  

Karoshi - Çok çalışmaktan ölmek!   

                                                                            ****************************** 

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere
 Antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

 

Paylaş    |
Facebook
Twitter
Google+
Pinterest
Linkedin

0 Yorum

Bir Cevap Yazın